Tarihi çağrı

Yayın Tarihi: 28/02/25 07:30
okuma süresi: 4 dak.

27 Şubat 2025, Türkiye için tarihi bir gün olarak kayıtlara geçti.

Tabi ki sadece Türkiye değil, içinde bulunduğumuz bölgeyi, dünyayı ilgilendiren bir mesele.

Çok uzun yıllardır, Türkiye’nin yaşadığı terör konusu, ortaya çıkış, gelişme ve buna bağlı sonuçlardan bağımsız, şunu söylemek lazım;

Barış ve huzur, savaş, acı ve istikrarsızlıktan iyidir.

PKK lideri Abdullah Öcalan, İmralı Cezaevi’nden tarihi bir çağrı yaptı.

“Sayın Devlet Bahçeli'nin yaptığı çağrı, Sayın Cumhurbaşkanı'nın ortaya koyduğu iradeyle, diğer siyasi partilerin malum çağrıya dönük olumlu yaklaşımlarıyla oluşan bu iklimde silah bırakma çağrısında bulunuyor ve bu çağrının tarihî sorumluluğunu üstleniyorum" dedi.

Ayrıca, Öcalan "Devlet ve toplumla bütünleşme için kongrenizi toplayın ve karar alın" derken, adı "Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı" olarak açıklanan çağrısına ek olarak, "Bu perspektifi ortaya koyarken, şüphesiz pratikte silahların bırakılması ve PKK'nin kendini feshi, demokratik siyaset ve hukuki boyutun tanınmasını gerektirir" diye bir de not gönderdi.

Öcalan, PKK’nın silah bırakması ve kendini feshetmesi gerektiğini açıklaması elbette olumludur.

Abdullah Öcalan’ın, PKK üzerinde hala etkisi var mı, PKK yönetim kadrosu, Kandil, Öcalan’ın çağrısı ile kendini fes edecek mi, eder mi?

Orada yıllardır, başka bir otorite var, kökleşmiş, yeni bir yapılanma kurmuş, tüm bunları bir kenara bırakıp, iddia ettikleri sorun ve sorunlara demokratik ve siyasi kanallarla bir çözüm bulma çabasına girecekler mi?

Terörist başı Öcalan, örgütün kuruluş amacının geçerliliğini yitirdiğini ve Türkiye’de ifade özgürlüğü alanında yaşanan iyileşmelerin bu kararı desteklediğini de söyledi.

Türkiye Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının demokrasiyle taçlandırılması gerektiğini altını çizdi.  

Son dönemlerde atılan radikal adımlarla, hem Türkiye, hem de dünya kamuoyunda, bu çağrı geniş yankı ve destek buldu.

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor, Öcalan’ın açıklamasını “tarihi bir adım” olarak nitelendirdi.  

Bunun yanında, PKK’nın askeri kanadının lideri Murat Karayılan, Öcalan’ın çağrısına temkinli yaklaştı ve örgüt üyelerinin doğrudan Öcalan’dan talimat alması gerektiğini belirtti.  

Türkiye kendi içinde konuyu tartışıyor, çok ciddi yol ayırımları, tepkiler ve eylemler var.

Öcalan’ın bu açıklaması, Türkiye’de yeni bir barış sürecinin başlaması için bir fırsat olacak mı?

Yoksa iktidarın bir siyasi manevra alanına mı dönüşecek?

Türkiye’nin iç meselelerine karışmamaya her zaman dikkat ettim.

Sonuçta orada yaşamıyorum, oy hakkım yok, söz hakkım ne kadar olsun ki.

Ama bu konu Türkiye’yi aşmış bir konu, terörün bitmesi ve bölge barışı için önemli bir gelişme.

Yaratılacak iklim, Kıbrıs başta olmak üzere tüm bölgeyi olumlu etkileyebilecek bir atmosfer yaratabilir.

Bu olumlu adımı not ederek, geçmişteki başarısız girişimler ve PKK’nın yapısı nedeniyle sürecin nasıl ilerleyeceği belirsiz, bölgede etken birçok grup var.

Abdullah Öcalan’ın PKK’ya yönelik silah bırakma ve fesih çağrısı, Türkiye’nin Kürt sorununda yeni bir dönemin başlangıcı olacaktır.

Sürecin başarılı olması için, en başta iç barış, tüm tarafların yapıcı ve samimi bir yaklaşım sergilemesi, toplumun katılımı ile bir bütün olarak sahip çıkması gerekli.


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Erçin ŞAHMARAN yazıları