27 Mart: Sahne Açıldığında
Bugün 27 Mart… Dünya Tiyatrolar Günü.
Bir ışık yanar, bir perde aralanır…
ve biz, sıradan bir günü olağanüstü bir deneyime dönüştüren o büyülü âna tanıklık ederiz.
Çünkü tiyatro sadece izlenen değil, hissedilen; sadece anlatılan değil, yaşanandır.
Tiyatro, bireyin iç sesidir; toplumun vicdanı, geleceğin hayalidir.
Yüzyıllardır olduğu gibi bugün de tiyatro,
toplumsal dönüşümün, özgür düşüncenin ve yaratıcı ifadenin en güçlü sahnesidir.
Birey, kendiyle yüzleşmeyi tiyatroda öğrenir.
Toplum, birbirini anlamayı ve anlamlandırmayı o sahnede geliştirir.
Bu yüzden tiyatro yaşarsa, insanlık da yaşar.
Benim kızım Birce Birsel Çağlar, bu sahnenin sesine genç yaşta kulak verenlerden.
Lise yıllarında Lefkoşa Türk Belediye Tiyatrosu’nun gençlik biriminde sahneye adım attı.
Orada edindiği disiplin, aldığı ilham, onun tiyatroya olan bağlılığını güçlendirdi.
İngiltere’de hukuk ve siyaset bilimini kazanmıştı ama kalbinin götürdüğü yer belliydi: sahne.
Hayalini takip etti, Bilkent Üniversitesi’nde tiyatro eğitimi aldı.
Mezuniyetinin ardından Diyarbakır Devlet Tiyatrosu’nda hem oyunculuk yaptı hem de kurum müdürlüğü görevini üstlendi.
Bugün Ankara Devlet Tiyatrosu sanatçısı olarak görev yapıyor,
ancak uzun süredir Kıbrıs Türk Devlet Tiyatrosu’nda görevlendirmeyle çalışıyor
ve burada da sanat üretmeye devam ediyor.
Kızımın da rol aldığı, şu günlerde sahnelenen iki önemli oyun var:
Biri, Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları yapımı olan “HİS”,
diğeri ise Lefkoşa Türk Belediye Tiyatrosu ile Kıbrıs Türk Devlet Tiyatrosu iş birliğinde sahnelenen “Yağmur Durduğunda”.
Her iki oyun da tiyatronun topluma ayna tutan, düşündüren ve duygulandıran yönünü başarıyla taşıyor seyirciye.
Sanat yolculuğunda yalnız değil kızım.
"Damadım Fatih Çiçekli, Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları’nda besteci olarak görev yapıyor ve birçok tiyatro oyununun müziklerini bestelemeye devam ediyor.
Ailemiz için tiyatro, bir meslekten çok bir yaşam biçimi haline geldi."
Bu hafta sahnelerde yalnızca bu iki oyun değil,
aynı zamanda “Burun” ve “Grönholm Metodu” da izleyiciyle buluşuyor.
Her biri farklı bir estetikle, farklı bir dille insanı yeniden düşündürmeye davet ediyor.
İşte tiyatronun güzelliği de burada:
Her yeni perdeyle birlikte başka bir dünya kurulur.
Dilerim ki,
yıllardır tamamlanmayı bekleyen Kıbrıs Türk Devlet Tiyatrosu binası bir an önce tamamlanır da,
gelecek 27 Mart’ları artık kendi sahnemizde, alkışlar eşliğinde kutlarız.
Ve dileğimiz odur ki,
kültürün, sanatın her alanına—özellikle tiyatroya—yetkililer tarafından daha çok destek verilsin, daha fazla alan açılsın.
Çünkü bir toplumun sesini yükselteceği en güçlü yerlerden biri sahnedir.
Çünkü perde her açıldığında, umut da yeniden doğar.
Bir baba olarak, bir seyirci olarak, bir yurttaş olarak
tiyatroya emek veren tüm sanatçıları, teknik ekibi ve sahne arkasındaki görünmez kahramanları
gönülden selamlıyorum.
Ve diyorum ki:
Sahne açık kalsın… Alkış hiç dinmesin.

Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.